Muharrem İnce, "Hakan Fidan'ı görevden alacak mısınız diyen" Nagehan Alçı'ya, "Onu sizle paylaşacak halim yok, gider Tayyip Erdoğan'a söylersiniz." cevabını verdi.

CHP’nin cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce, Habertürk TV’de ‘Türkiye’nin Nabzı’ programına katıldı. Didem Yılmaz’ın moderatörlüğünde gazeteciler Gürkan Hacır, Nagehan Alçı ve Bülent Aydemir’in sorularını cevaplayan İnce’nin Nagehan Alçı ile arasındaki diyaloglar sosyal medyada gündem oldu.
“Hakan Fidan’ı görevden alacak mısınız diyen” Alçı’ya İnce, “Onu sizle paylaşacak halim yok, gider Tayyip Erdoğan’a söylersiniz. Restorasyon süresi maksimum 2 yıl sürecek. Dış politikada yaptıklarınızın bedeli var. Demokrasi olmaz yabancı yatırımcı gelmez. Polisiye tedbirle ekonomi kalkınır mı?”karşılığını verdi.
‘TÜRKİYE’DE YARGI YOLUYLA İNFAZ VAR’
İnce şunları söyledi:
Türkiye’de yargı yoluyla infaz var. OHAL hemen kaldırılacak. Alçı’nın, “Türk sağına da Aleviler konusunda eleştirmeye devam ediyorum. Türkiye’de mağdur olan başörtülü kadınlar ve kızlar vardı. Bu yasakların başını CHP çekti. CHP özeleştiri yapmalı mı? Türkiye’de başörtü sorunu çözülmüş durumda. Benim gördüğüm kadarı ile CHP’lilerin tabanı bunu kabul etmiyor” sorusuna “Başörtü sorunu çözülmüş durumda” diye yanıt verdi.
‘BU SORUYU ERDOĞAN’A DA SORABİLİR MİSİN?’
“Sivas katliamına katliam demeyen Karamollaoğlu ile aynı ittikafta olmaktan rahatsız değil misiniz?” sorusuna ise İnce, “Bir şartla bu soruya yanıt veririm. Bu soruyu Erdoğan’a da sorabilir misin? Ben hiç Karamollaoğlu ile aynı partide siyaset yapmadım ama Erdoğan yaptı. Ben hep CHP’de siyaset yaptım.” cevabını verdi:
İki yıl sonunda Türkiye’nin hiçbir çocuğunu tarikat yurduna mecbur etmeyeceğiz. Bunu en büyük vaadim olarak alabilirsiniz. Bu ülkenin çocuklarından daha değerli bir şey olamaz. 24 Haziran’da normalde sınav vardı. Sınava 9 ay kala, 8 ay kala, 6 ay kala değişiklik yapıldı. Çocukların sınava gireceği yerde kabine gireceklerin. Sınavın değil seçimin tarihi değişmeliydi.
Muharrem İnce’nin açıklamalarından başlıklar şöyle:
Türkiye’yi yöneten Erdoğan. Dolayısıyla neden onlara değil de Erdoğan değil diye sormak lazım. Birincisi sihirli sayım 29. Erdoğan’ın dünyayı tanımadığını düşünüyor. Arkadaşlarımla bugün toplantı yaptık eksiklerimi söylediler. Herkesin düzeltilmeyi ve öğrenmeye ihtiyacı var. Ömür boyu öğretirken de öğrenmek diye bir şey var. Bundan 10 yıl önce en güçlü şirketler enerji ve petrol şirketleriydi şimdi ise bilişim. Türkiye’de hiçbir siyasetçinin konuşmadığı bir konu. Köyler kapatıldı mahalle oldu. Onları bir büyük bela bekliyor. Vergiler ertelemişti. 2019’a kadar vergileri ödemeyecekti. Erdoğan seçilirse, köylülere sesleniyorum onlara beş ayrı vergi ödeyecekler.
Yandaş medya olarak gösterirken gazete küpürünüz araya kaynamış. Size haksızlık olur bu. Ama haksızlık yaptığınız yayınlarınız var. Mayıs ayında 46 saat AK Parti’ye vermişsiniz. 16 saat CHP’ye vermişsiniz. Haksızlık yapmışsınız yandaş demek olmaz.
‘NASUHİ GÜNGÖR 2012’DE YAZDIKLARIMIN ARKASINDAYIM DİYOR’
Beni arayan kişi Erdoğan ile birlikte giden kişi. Daha fazla ayrıntı da var elimde. 89. sayfada kitapta diyor ki, “Erdoğan 2000 yılı Mayıs ayında ABD’ye yaptığı ziyarette uzun süredir orada yaşayan Gülen ile bir araya geldi. Erdoğan, Gülen görüşmesi muhtevasından çok birbirinden mesafeli olan iki ekolün bir araya gelmesi için önemliydi. Bugün belgeye dayanmadan yazdım diyor. 2012’de bir tweet atmış, “Bunların hepsi olacak merak etmeyin. Yenilikçi Hareket ve geçmişte yazdığım her şeyin arkasındayım”. TRT’nin ne hale düştüğü belli. Senin gibi adamı TRT’nin haber müdürü yapıyorlar. Yazık. Referansım çok. Bülent Arınç “Erdoğan’a gitmeden önce konuyu açtım. Uygun görür müsünüz? dedim. Çok memnun oldu. Bir emri olur mu, tavsiyeleri olur mu? dedi. Cemaatle hükümet arasında bir soğukluk yok”diyor. Beraber büyümüşler, arada CHP’yi karıştıyorlar, canımı sıkıyor.
İNCE’DEN ALÇI’YA: NEYİ ANLAMADIĞINIZI BEN ANLAMIYORUM
Anlamıyorum diyen Nagehan Alçı’ya İnce, “Neyi anlamadığınızı anlamıyorum ben de” diye yanıt verdi. “Bitsin artık bu hasret” diyen birkaç kez görüşmüş olamaz. İnce açıklamalarına şöyle devam ediyor:
Nasuhi Güngör bey de şimdi kıvırıyor. Daha başka doğrular da var. Diplomayı sormak yukardan bakmak geliyor diyen Alçı’ya İnce’den yanıt, “Diplomanız yanabilir. 8 dönem transkripti koyarsınız diploma yerine geçer yapmadılar. 4 yıllık üniversiteyi 8 dönemde bitirmiş diyor. Benim mezun olduğum okul Mustafa Necati Türkiye’nin en köklü okuludur. Taşra maşra değildir. En köklü okuldur.
‘KİMİ ZİYARET ETSEM GÖREVDEN ALINIYOR’
Göreve başladıktan sonra bir hafta içinde başlayacağız. Bankaları yapılandıracağız. Televizyon dizilerini de devreye sokacağız. Bir haftada yapabileceğimiz şeyler bunlar. İdeolojik saplantılarımızı bir kenara atacağız. Polisiye tedbirlerle doların inmeyeceğini biliyorum. Ekonomi kurmaylarım var. Anketleri görüyorum. Ona göre açıklayacağız. Devlet memuru olanlar da var. Onları da korumak istiyorum. Cerrahpaşa’ya gittim dekanı görevden aldılar. Genelkurmay Başkanı’nı da ziyaret edersem onu da alacaklar mı?
‘ERDOĞAN’DAN DAHA YERLİYİM’
Erdoğan’dan daha yerliyim. Afyon mermerini beğenmeyip Hindistan’dan gelen mermeri olan yerde oturmuyorum. Merkez Banakası’na müdahale edilmeyecek, yabancı yatırıcımları getireceğim. Başbakanlığı döneminde Demirel’e kızardık, Cumhurbaşkanlığında eşit davrandı.Ben partiyi değil Türkiye’yi kurtarmak istiyorum. Türkiye’yi bu kuşatmadan kurtarmak istiyorum. Benim ülkemin fakiri de mutsuz zengini de mutsuz. Herhalde bu durum dünyada tektir.
3 yardımcım olacak. Cumhurbaşkanlığım boyunca duyacağınız girişimcilik ve kalite sözcükleri olacak. Demirel’in yaptığı köprüden niye 11 liraya geçiyoruz da Erdoğan’ın köprüsünden 114 liraya? Millet bahçesi yapacağım diyorlar ya TOKİ girmeden bırakmazlar.
‘4 MİLYON SURİYELİ’Yİ GÖNDERECEĞİM’
Seçilirsem Suriye’ye büyükelçi göndereceğiz. 4 milyon Suriyeliyi göndermenin birincil hedefimizin olduğunu bilinmesini isterim. Suriye’ye yeni bri anayasa gereklidir. BM gözetiminde bir seçim olmalıdır. Dış politikada efelenmenin bedeli var. Kendini korumaya alacaksın. Yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelmemişsin bağımlı kalmışsın. Boş efelenip ülke kaybedeceğine partim seçimi kaybeder bunu tercih ederim.
Cumhurbaşkanı eleştirilmez diye bir şey mi var? Gazetecilere de üzülüyorum, eleştiri hakkınız yok.
‘ERDOĞAN PROMTER’INI DA ALIP GELEBİLİR, KABULÜM’
Ben rozeti çıkardım, herkesin oyunu istiyorum. Benim daha fazla oy almam daha doğal olur. Cumhurbaşkanı olacağım için CHP’ye başkan aday olamama gerek olmayacak. Siyaset bir odaklanam işidir. Sen ben demeden biz diyerek yeni bir anlayışla geleceğiz.
Bu ülkede barışı tesis edeceğiz. Kürtlerle biz etle tırnak değiliz. Et kim tırnak kim? Tırnak dediğin kesilir atılır. Kürtlerle biz yürek yüreğeyiz. Bir bedende iki canız.
Erdoğan ile canlı yayına çıkabiliriz. Pronterını da alıp gelebilir, kabulüm.
KRONOS





Hiç yorum yok:
Yorum Gönder