KONDA, 24 Haziran’da gerçekleşen milletvekili ve cumhurbaşkanlığı seçimlerine dair kapsamlı raporunu açıkladı. T24’ten Gonca Tokyol’un haberine göre, 100 sayfalık raporda, “Seçimin bir kez daha kutuplaşmanın ve kimlik siyasetlerine sıkışmanın teyidi olduğu” tespitine yer verildi.
Türkiye siyasetinin ilçelerde belirlendiğini kaydeden KONDA, AKP’nin 417 ilçede salt çoğunluğu aldığını ve bu ilçelerdeki toplam seçmen sayısının 16 milyon 597 bini aştığını hatırlatarak, bunun da genel seçmen sayısının yüzde 30’una karşılık geldiğine dikkat çekti.
HDP’nin ülke genelinde aldığı oyun üçte birini ilçelerden aldı
Raporda, AKP’nin ardından ilçelerde etkin siyaset yapan bir başka partinin HDP olduğu belirtilerek şunlar söylendi:
“HDP’nin, özellikle güneydoğu ilçelerinde baskın parti olmasının da etkisiyle salt çoğunluğu aldığı 73 ilçe bulunmaktadır. Bu 73 ilçeden aldığı oy ise HDP’nin ülke genelinde aldığı oyun üçte birini oluşturmaktadır.”
Rapora göre, CHP’nin salt çoğunluk sağladığı ilçelerin sayısı ise 24’da kaldı. İlçelerin yarısında ise hiçbir parti salt çoğunluğu yakalayamadı.
Türkiye’nin 3 siyasi coğrafyası
24 Haziran’da kullanılan oyların illere göre dağılımını değerlendiren KONDA, son 7 yılda yapılan tüm seçim ve referandumlarda da olduğu gibi, seçmenlerin tercihlerinin üç farklı siyasi coğrafyayı işaret ettiği tespitinde bulundu. Batı sahilleri, Orta Anadolu-Karadeniz ve Güneydoğu-Doğu Anadolu olarak sınıflandırılabilecek bu üç siyasi coğrafyayla ilgili raporda şunlar söylendi:
“Birinci coğrafya CHP’nin var olduğu iller kentleşmiş, metropolleşmiş, kentli gündelik pratiklerin ve modern hayat tarzının ağırlıklı olduğu, ekonomik bakımdan gelişmişlik seviyesi ülke ortalamasından yukarıda olan iller.
“İkinci coğrafya Ak Parti’nin hakim ya da ağırlıklı olduğu, MHP ve İyi Parti’nin de var olabildiği, muhafazakâr hayat tarzının ağırlıklı olduğu, ekonomik gelişmişlik bakımından ülke ortalaması dolayında olan iller.
“Üçüncü coğrafya ise HDP’nin hakim olduğu, ülkenin ekonomik gelişmişlik seviyesine kıyasla hâlâ geride olan ama aynı zamanda kimlik meselesinin önde olduğu coğrafya.”
Öte yandan, seçmen tercihlerinin 6 farklı il kümesi oluşturduğu belirtildi. İlk üç kümede ortak olan karakterin AKP’nin ‘neredeyse tek hâkim olması’ olarak gösterilirken; 4. kümede AKP-CHP-MHP’nin beraberce varoldukları; 5. kümede CHP oylarının ağırlıklı olduğu ve 6. kümede de HDP’nin etkin olduğu kaydedildi.
İlk iki kümede AKP, aldığı oy oranının üzerinde, üçüncü ve dördüncü kümede benzer, 5. kümede altında ve 6. kümede ise çok çok altında oy aldı. Raporda, “MHP ilk dört kümede Ak Parti’nin yanısıra var ve ülke ortalamasının üzerinde oy almış. İyi Parti 3 ve 4. kümelerde kendi ülke performansını aşmıştır” dendi.
CHP ve HDP’nin oyları illere göre dağıtıldığında ise şu tespitlere yer verildi:
“CHP 5. kümede ülke ortalamasından (yüzde 19,6) oldukça yüksek (yüzde 26,8), 4. kümede yüksek (yüzde 21,3) oranlara ulaşmıştır. Yine de CHP’nin görece var olduğu bu kümedeki Ak Parti oyunun da yüzde 33,1 oranında ve CHP’den yüksek olduğunu da not etmek gerekiyor.
HDP ise 6. kümede hakim parti ve bu kümedeki illerin oylarının yarıya yakınını alırken (yüzde 47) ülke ortalamasının (yüzde 10,1) çok üzerindedir.”
“Oy oranları değişiyor gibi görünse de…”
Oy oranlarının değişiyor gibi göründüğü ancak partilerin toplumsal tabanlarında buna paralel bir değişme olmadığı kaydedilen KONDA raporunda, “Oy oranları değişiyor gibi görünse de partilerin yerleştikleri toplumsal taban çok da değişmiyor” tespitine yer verildi.
Raporda, “2002’den bu yana Genel ve Yerel Seçimlerdeki oy oranları üzerinden bakıldığında Ak Parti’nin ulaştığı en üst sınırın yüzde 50’nin hemen altı, alt sınırın ise ortalama yüzde 42 mertebesinde olduğu anlaşılmaktadır” dendi.
CHP’nin ‘bir dönem yerleştiği’ yüzde 20 çizgisi ile yüzde 25 arasında sıkıştığı belirtilirken; MHP’nin geleneksel seçmenlerinin önemli bir kısmını İyi Parti’ye kaybettiği ancak AKP’den gelen yeni oylarla birlikte yine yüzde 11-12 bandında durduğu kaydedildi.
Meclis’e giren partilerin 24 Haziran’daki oy oranlarına dair raporda, “Neredeyse aynı sayıda seçmenin üç partide duruyor olması bile, oranların değişiyor gibi görünmesine karşın seçmen sayıları ve kümeleri bakımından bu üç partinin de nasıl bir donmuşluğun içine sıkıştıklarını göstermektedir” değerlendirmesine yer verildi.
“İyi Parti sosyo-ekonomik bakımdan ortaüste, MHP ise ortaalta yerleşmiş”
AKP’nin sosyoekonomik gelişmişliğe göre daha geride olan illerde, CHP ise daha ileride olan illerde yoğunlaştığını kaydeden KONDA’nın raporunda, “HDP ise bilindiği gibi Kürtlerin yoğun olduğu illere yerleşmektedir” dendi. Oyların illere dağılıma dair KONDA tespitinde, MHP ve İyi Parti’yle ilgili olarak ise şunları söylendi:
“İlginç görüntülerden birisi MHP ile İyi Parti’nin sosyoekonomik bakımdan ülke ortalamasında olan illere birbirinin simetrisinde yerleşmeleridir. İyi Parti sosyo-ekonomik bakımdan ülke ortalamasındaki ortaüstüne, MHP ise ortaaltına yerleşmiş görünmektedir.”
“Ak Parti, hâlâ bir kitle partisi”
Raporda, 24 Haziran’da Meclis’e giren beş siyasi partiyle ilgili şu özet değerlendirmeler yapıldı:
AKP: Her bir partinin ülke genelinde aldığı toplam oylarının bölgelere dağılımına yine seçmen oranlarıyla beraber bakıldığında, Ak Parti’nin tüm bölgelerden seçmen oranlarına göre dengeli bir şekilde oy aldığı ve tüm bölgelerde var olduğu ve küçük farklılıklar olmasına karşın seçmen ve Ak Parti oylarının bölgelere göre kombinasyonunun oldukça paralel olduğu görülmektedir. Bu analizden yola çıkarak Ak Parti’nin tüm siyasal ve toplumsal kutuplaşmalara karşın hâlâ bir kitle partisi olduğunun da altı çizilmelidir.
CHP’nin daha önceki seçimlerde de gözlenen bölgesel sıkışmışlığının devam ettiği görülmektedir. CHP batı bölgelerinde seçmen ağırlığından fazla oy alırken doğu bölgelerinde seçmen oranlarına kıyasla oldukça düşük oy almaktadır.
HDP ise CHP ile benzer biçimde bölgesel sıkışmışlığını sürdürmekte ve Güneydoğu, Ortadoğu ve Kuzeydoğu Anadolu bölgelerinden toplam oyunun yüzde 45’ini almaktadır. Yine Kürt seçmenlerin göçlerle yoğunlaştıkları İstanbul ve Akdeniz bölgesi de HDP’nin oyunun yüzde 30’unu oluşturmaktadır.
MHP oyları Akdeniz, Batı Anadolu, Orta Anadolu, Batı Karadeniz bölgelerinde seçmen dağılımından daha yoğun, buna karşılık İstanbul, Batı Marmara, Ege ve Güneydoğu’da daha düşük oy almaktadır.
İyi Parti Ege, Akdeniz, Doğu ve Batı Marmara bölgelerinde seçmen dağılımına kıyasla daha yüksek oy almıştır. MHP ve İyi Parti’nin bölgesel oy kombinasyonuna bakıldığında Güneydoğu ve Ortadoğu bölgelerinde beraberce çok düşük oldukları buna karşılık diğer bölgelerde birbirlerini bütünledikleri ya da birbirilerinin yerine oy aldıkları söylenebilir.
Güneydoğu’daki bazı ilçelerde seçime katılımda kayda değer düşüş var
KONDA raporunun öne çıkan diğer bölümleri şöyle:
-Geçersiz oylar: Geçersiz oyların büyükçe bir kısmı pusulada yanlış işaretlemek gibi eğitim veya beceri noksanlığından kaynaklanan mesele olmaktan daha çok, yine bilinçli bir tercih ve davranıştır.
–Seçimlere katılım: Batı bölgelerine doğru gelindikçe katılım oranları yükselmektedir. Genel olarak katılım oranlarının ülke ortalamasının gerisinde olduğu gözlenen bölgeler Güneydoğu, Ortadoğu, Kuzeydoğu Anadolu ve Doğu Karadeniz bölgeleridir. Batı Marmara, Doğu Marmara ve Ege bölgelerinde ise hemen her seçimde katılım oranları ülke ortalamasının üzerinde seyretmektedir.
Yine de katılım oranlarına dair analizi ilçeler bazında yaptığımızda Çilek Ağacı ekibinin hazırladığı aşağıdaki haritada da görüldüğü gibi Güneydoğu bölgesindeki bazı ilçelerde 1 Kasım seçimlerine katılım oranlarına kıyasla kayda değer düşüşler dikkati çekmektedir. Buna karşılık da Orta Doğu ve Doğu Karadeniz bölgelerindeki bazı ilçelerde de katılım oranlarında kayda değer artışlar görülmektedir.
AKP’nin kaybettiği seçmenler iktidara dolaylı desteklerini MHP üzerinden sürdürüyor
–AKP’nin oy oranındaki düşüş: 2018 Milletvekili Seçimleri sonuçlarıyla Ak Parti’nin oyunun 1 Kasım 2015 seçimlerindeki oranından kayda değer biçimde gerilemiş olduğu görülmektedir. 2002’den bu yana Genel ve Yerel Seçim oy oranları üzerinden bakıldığında Ak Parti’nin ulaştığı en üst sınırın yüzde 50’nin hemen altı olduğu, alt sınırın ise ortalama yüzde 42 mertebesinde olduğu anlaşılmaktadır.
Fakat Ak Parti’nin kaybettiği seçmenlerin muhalefet blokuna geçmediği, iktidara dolaylı desteklerini MHP üzerinden sürdürmeyi tercih ettikleri söylenebilir.
–Oy geçişleri:
“Muhalefet, 2. tur umuduyla kendi adayına değil Muharrem İnce’ye oy verdi”
-Muharrem İnce: M. İnce CHP’den 6,9 puan fazla oy alırken, muhalif bloktaki tüm partilerin seçmenlerinden de oy aldığı anlaşılmaktadır.
Hesaplamalar bir kısım muhalefet partileri seçmeninin Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde 2. tur umuduyla partilerinin adaylarına değil, M. İnce’ye oy verdiğini göstermektedir.
Kasım 2015’te MHP’ye oy verenlerin yarısından çoğu İyi Parti’yi destekledi
-Kasım 2015 Seçimleri’nde MHP’ye oy veren seçmenin sadece üçte biri tekrar MHP’ye oy verdi. Yarısından çoğu ise 2018 seçimlerinde İyi Parti’yi destekledi.
MHP’nin oy oranlarında 2015 Kasım’a göre bir düşme olmamasının sebebi ise 2015’te AK Parti’ye oy veren seçmenlerinin neredeyse %15’inin 2018’de MHP için oy kullanmış olması.
–AK Parti’nin 2015 Kasım’a göre kaybettiği oyların neredeyse tamamı bu seçimlerde MHP’ye geçen seçmenlerle açıklanabiliyor. AK Parti 2015’te oy aldığı seçmenlerin yüzde 80’inden tekrar oy almayı başarmış.
2015’teki her 10 CHP seçmeninden biri
İyi Parti’ye oy verdi
–CHP’nin 2015’e göre azalan oyları da İyi Parti’ye geçiş yapan seçmenlerden kaynaklandı. Tahminlerimize göre, 2015’te CHP’ye oy veren her on seçmenden biri 2018’de İyi Parti’ye oy verdi. Bunun dışında CHP 2015’teki seçmen kitlesini büyük oranda korudu. CHP’den HDP’ye geçen büyük bir seçmen kitlesi gözlenmiyor. Bu geçtiğimiz seçim analizlerinde gözlediğimiz CHP’li seçmen davranışı ile uyum içerisinde.
İyi Parti seçmenlerinin yüzde 25’i CHP,
yüzde 60’ı MHP’den
–İyi Parti’nin kendine Ege ve Marmara kıyılarında yaşayan milliyetçi ve seküler bir taban yarattığı sonucuna varıyoruz. Bu taban hem CHP’den hem MHP’den gelen seçmenlerden oluşuyor. Analiz sonuçlarına göre 2018’de İyi Parti’ye oy veren seçmenlerin yaklaşık %25’i 2015 Kasım’da CHP’ye, %60’ı da MHP’ye oy vermiş. İyi Parti oylarının geri kalanı da diğer partilere oy vermiş ya da daha önce oy kullanmayan seçmen kitlesinden geliyor.
Yeni seçmenler arasında en popüler AKP,
ikinci sırada HDP var
–HDP, seçmen kitlesini en iyi koruyan parti oldu: 2015’te HDP’ye oy veren her on seçmenden dokuzu tekrar HDP’ye oy verdi. Bununla birlikte HDP yeni seçimlerde sandığa gitmeyen ya da gidemeyen en büyük seçmen kitlesine sahip parti de oldu: 2015’teki HDP seçmenlerinin % 5’e yakını bu seçimlerde oy kullan(a)madı. Birbirine tezat gözüken bu iki sonucu HDP’nin etkili olduğu 19 ilde sandıkların güvenlik sebebiyle birleştirilmesi ve seçmenlerin yerleşim bölgelerine uzak yerlere taşınması ile kısmen açıklamak mümkün olabilir. Seçimlere katılım 2015 Kasım’a göre ülke genelinde artmışken, Güneydoğu’daki ilçelerde düşmüş.
HDP ile ilgili diğer bir gözlemimiz yeni seçmenler arasında HDP’nin popülerliğinin AK Parti’den sonra ikinci sırada olması. Bu, genç bir seçmen nüfusuna sahip olan Türkiye’de HDP’nin kalıcı bir siyasi aktör olabileceğine işaret ediyor.
Muharrem İnce, Ege, Marmara ve kıyı Akdeniz’de İyi Parti ile HDP seçmenini ikna etti
-İnce’nin cumhurbaşkanlığı ve CHP’nin milletvekili oyları arasındaki fark kıyı Ege, Marmara ve Kıyı Akdeniz’in metropolitan alanlarında yoğunlaşıyor. İnce’nin bu bölgelerde yaşayan HDP’ye ve İyi Parti’ye oy vermiş seçmenlerin bir kısmını ikna ettiği anlaşılıyor.
Kaynak: Politika – GriHat http://grihat.com/konda-siyaset-ilcelerde-belirleniyor-kutuplasma-bir-kez-daha-teyit-edildi/




Hiç yorum yok:
Yorum Gönder