Berfo Ana: 33 sene hiç yılmadı, 700 haftadır sönmeyen ateşe kor oldu #CumartesiAnneleri700Hafta - TRHABER

TR Haber | Tüm Haberler | @Tr__Dunya @Tr__Spor @Tr__WEB @trhbr1 @Tr__Teknoloji hesaplarımız twitter tarafından kapanmıştır. ==>> @Tr_Hbr_ @TR__Tube @Magduriyetler_ @Tr__Ekonomi Tr__News hesapları aracılığıyla yayındayız.

 TR NEWS
LightBlog

25 Ağustos 2018 Cumartesi

Berfo Ana: 33 sene hiç yılmadı, 700 haftadır sönmeyen ateşe kor oldu #CumartesiAnneleri700Hafta



80 darbesi sonrası askerlerin götürdüğü oğlu Cemil Kırbayır'ın ardından 33 yıl göz yaşı döken Cumartesi Anneleri'nin simgesi Berfo Anaz 21 Şubat 2013’te hayatını kaybetti.

Ardahan (IPA)– O anaydı. Bir darbe bahanesiyle oğlu Cemil Kırbayır’ı alıp götürdüler. Bir daha haber alamadı, bir daha göremedi Berfo Ana oğlu Cemil Kırbayır’ı. Şimdi aynı odada fotoğrafları, kıyafetleri ve eşyaları yan yana.
Berfo Ana ölmeden kabrinin yanına bir mezar daha açtırmış. “Cemil’in kemiklerine ulaşırsanız, yanıma, bu mezara gömersiniz.” vasiyetinde bulunmuş. Eski taş evinin iki küçük odasının pencereleri de aynı anda ışığa ve karanlığa gömülüyor.
1980 DARBESİNDEN SONRA GÖZALTINA ALINAN OĞLU CEMİL’İ 33 YIL BOYUNCA ARADI
Berfo Kırbayır, Cumartesi Anneleri’nin, mücadelesinin, gözü karalığının, cesaretinin, direnişinin simge isimlerinden biriydi. 33 yıl boyunca, 1980 darbe sonrası gözaltına alınan ve kaybedilen oğlu Cemil Kırbayır’ı aradı.
“Benim evladım gelir diye kapıyı, bacayı açık bıraktım. Ay geçti, gün geçti, sene geçti benim çocuğum gelmedi. Benim çocuğum ölmüşse cenazesini bana versinler.” diyen bir Cumartesi Annesi’ydi.
Oğlu Cemil Kırbayır 13 Eylül 1980’de, darbenin ertesi günü Ardahan’ın Göle ilçesindeki Okçu köyünden evinden gözaltına alınmıştı. Önce Göle’ye, sonra Kars Askeri Gözetimevi’ne gönderilmişti. O dönem sorguevi olarak kullanılan Dede Korkut Eğitim Enstitüsü’nde sorgulanırken, 8 Ekim 1980’de işkencede ölmüştü.
Berfo Ana’nın anısına Cumartesi Anneleri’nin seslerini duyurmaya çalıştıkları günlerden biri ve Cemil Kırbayır’ın fotosu, Berfo Ana’nın odasını süslüyor.
CUMARTESİ ANNELERİ: 700 HAFTADIR DİNMEYEN SIZI
Galatasaray Lisesi’nin önünde toplanan yüzlerce anneden biriydi Berfo Ana. Yaşamını yitirene kadar Galatasaray Lisesi’nin önüne gelen Berfo Ana, kaybedilen oğluna kavuşabilmek için mücadeleden bir adım geri durmadı.  Öfkesi hiç dinmedi. “Çuçuğumu istiyorum, evladımı istiyorum, evladımı bana versinler” diye defalarca seslendi. Her şeyi bilen, gören, duyan yetkililer Berfo Ana’nın çığlığına kayıtsız kaldı. Tıpkı 17 bin faili meçhulün akıbetini sormak için Galatasaray Lisesi önünde 700 haftadır toplanan binlerce çığlığa sessiz kaldıkları gibi.
MECLİS, İŞKENCE ALTINDA ÖLDÜRÜLDÜĞÜNÜ KABUL ETTİ
Dönemin başbakanı Recep Tayyip Erdoğan ile 5 Şubat 2011’de görüşen Cumartesi Anneleri’nin arasındaydı Berfo Ana.
Erdoğan, Berfo Ana’ya oğlunu bulma sözü vermişti. Bu görüşmenin ardından TBMM İnsan Hakları Komisyonu inceleme başlatmıştı. Komisyon incelemelerinin sonunda, “Kırbayır’ın gözaltında işkence gördüğüne, işkence sonucu hayatını kaybettiğine ve cesedinin sorgulamaları yapan kamu görevlilerince ortadan kaldırıldığına” dair karara vardı.
KOMİSYONA RAĞMEN SAVCILIK İŞLEM YAPMADI
Buna rağmen Kars’ta savcılık soruşturma açmadı. Bunun üzerine Berfo Ana ve Cemil Kırbayır’ın kardeşi Mikail Kırbayır, 27 Ekim 2011’de Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne başvurdu. 18 Şubat 2012’de soruşturma açılmamasına isyanını dile getirmiş, sözlerin tutulmasını istemişti.
Sadece kemiklerini istiyordu oğlunun, “Poşet elimde kapıda oturmuşun, başımı vermişim taşların üstüne, kemiğini bekliyorum. Ben yandım. Anaları yakmayın. Ne olmuşsa verin bana. Ben Cemil ile beraber mezara gireceğim. Başımı vereceğim toprağının üstüne. Hani mezarı? Hani toprağı? Niye bana söz verdiler, niye getirmediler? Getirsinler.” diye yüreği yanmıştı.
SON NEFESİNE KADAR OĞLUNU ARADI, 105 YAŞINDA VEFAT ETTİ
33 yıl  boyunca oğlu Cemil’e kavuşmak için direnen, gözyaşı akıtan, ağıtlar yakan, isyan eden, varını yoğunu satarak şehir şehir, cadde cadde, sokak sokak dolaşan Berfo Ana, 21 Şubat 2013 tarihinde mide kanserine bağlı ameliyattan sonra meydana gelen komplikasyonlar sonucu 105 yaşında hayatını kaybetti.
IPA, Cumartesi Anneleri’nin simge isimlerinden biri olan Berfo Ana’nın kızı Filiz Kırbayır ile Ardahan’ın Göle ilçesi Okçu Köyü’nde görüştü.
“CEMİL’İN PAYINDAN ÇALDILAR”
Berfo Ana’nın altı çocuğundan biri olan Filiz Kırbayır bizi karşılayarak evine davet etti. Bayram dolayısıyla misafirleri olan Filiz Kırbayır’ın evinde bizi 5 kadın karşıladı. Kısa bir sessizlikten sonra, Filiz Kırbayır’ın kayınvalidesi ilk sözü alan kişi oldu.
Yıllarca dert toplamaktan, dert yaşamaktan başka bir şey yapmadıklarını söyleyen Yosma Doğan, “On erkek  Cemil’in bir parçası etmez. Uzun boyluydi. Cemil’in hiçbir kusuru yoktu. Elimizin, evimizin çocuğuydu. Cemil’in hiçbir kötü yolunu görmedik ki. Cemil nasıl anlatılır bilmirim ki. Cemil’i yediler. Payından çaldılar.” diye konuştu.
Cemil Kırbayır’ın kız kardeşi Filiz Kırbayır, ağabeyi götürüldüğünde henüz 12 yaşındaymış.
CEMİL’İN ODASI ONDAN KALAN FOTOĞRAF VE EŞYALARLA DOLU
Bulunduğumuz odada Cemil Kırbayır’ın fotoğraflarının asılı bulunduğu yeri gösteren Doğan, yıllardır Cemil’in fotoğraflarıyla konuştuklarını, “ömrünü çaldıklarını” ifade ederek, “ettikleri ah’ın”, Cemil’in kaybolmasına sebep olan kişilerin yakasını tutacağı inancında.
Er ya da geç günün birinde suçluların adalet karşısına çıkıp, cezalarını çekeceğini ifade eden Doğan, “Cemil’in kaç sene oldu gideli. Hatırlamadığım o kadar şey var ki. Köye bir kötülüğü yoktu. Herkesi gardaş bilirdi, bacı bilirdi. Büyüğü büyük bilirdi, küçüğü küçük bilirdi. Hiçbir kötülüğü ne köye ne de çevresine olmamıştır. Allah ahımızı bırakmasın. Cemil’i yediler. Cemil bir ekmeği olaydi, kırk kişiynen yiyerdi.” dedi.
Berfo Ana, ölmeden önce kabrinin yanına boş bir mezar açtırdı ve, “Bir gün Cemil’in kemiklerine ulaşırsanız yanı başıma gömün.” dedi.
KABRİNİN YANINA BOŞ MEZAR AÇTIRDI
Berfo Ana’nın ise Cemil’in acısıyla yaşamanı yitirdiğini söyleyen Doğan, “Berfo Ana, mezarının yanına mezar açtırdı. “Cemil’in mezarını kapatmayın. Kemiklerine ulaşana kadar mezarı açık kalsın” diye vasiyet etti. Kaç yıl geçti. Ne bir ses ne bir seda var. Değil malımızı, canımızı feda ederiz Cemil için.” dedi.  
Odaya sessizce giren Filiz Kırbayır, derin bir ah çektikten sonra, köyde kendisi ve amcasının oğlundan başka kimsenin kalmadığını söyledi. Altı kardeş olduklarını söyleyen Kırbayır, bir ağabeyini yıllar önce kaybettiğini, bir ağabeyinin İstanbul’da olduğunu söyledi.
Cemil’e sıra geldiğinde hıçkırıklara boğularak “Cemil’i de götürdüler.” diyen Filiz Hanım, ağabeyini çok özlediğini ve ağabeyine ait birkaç parça kıyafetine sarılarak özlemini giderdiğini söyledi.
TEK DUVAR, YAN YANA İKİ PENCERE; BİRİ BERFO ANANIN, DİĞERİ CEMİL’İN
Acı, gözyaşı ve öfkenin hakim olduğu konuşmanın sonunda ağır adımlar ile Berfo Ana’nın evinin yolunu tuttuk. Berfo Ana’nın evinin Cemil Kırbayır’ın düşüncelerini yaşatmak ve ocağı sönmesin diye Cemil Kırbayır Kültürevi’ne dönüştürüldüğünü söyleyen Filiz Kırbayır, eski taş yapılı evden sadece bir duvarı bıraktıklarını ifade etti. 
Berfo Ana ve oğlu Cemil’in kaldığı eski taş evden geriye kalan tek duvar. Ana ve oğlun yan yana kaldığı iki oda, iki pencere.
Sebebini ise şu cümleler ifade etti: “Bu tek duvarda iki pencere var. Sol taraftaki pencerenin odasında anam Berfo, sağ pencerenin odasın ise ağabeyim Cemil yatardı. Mezarları yan yana olduğu gibi, odaları da yan yanaydı. Anamın da, ağabeyim Cemil’in de odasına ışık aynı anda aydınlatır, aynı anda karanlıkta bırakırdı. Cemil’in kaybedilmesiyle o karanlık şimdi bizim bütün odalarımıza çöktü.”
İki katlı binanı üst katında bir odası Berfo Ana ve Cemil Kırbayır’a ait kıyafet ve eşyalarla döşeli evi  “Devrimciler yaptı.” diyen Filiz Kırbayır, ağabeyi Cemil’inde tıpkı kültürevini yapmak için gelen devrimcilere benzediğini söyledi.
Her gün sabah ve akşam kültürevini kapsını açtığını söyleyen Filiz Kırbayır, “Sanki ağabeyim burada da ben ziyaretine gidip, çayını içip, ağabeyimle sohbet ediyormuşum gibi hissediyorum.” dedi.
Cemil Kırbayır hayatta iken arkadaşları ile çektirdiği fotoğraflardan biri.
“ONU GÖTÜRDÜKLERİNDE 12 YAŞINDAYDIM”
Ağabeyi Cemil gözaltına alındığı yıl 12 yaşında olduğunu dile getiren Filiz Kırbayır, olaya ilişkin tanıklığını söyle anlattı: “Sadece gidişini hatırlıyorum. Askerler ciple götürüyorlardı. ‘Dediler ki ağabeyini götürüyorlar’. Cipi durdurdular. Açtılar kapıyı. ‘Abi nereye?’ dedim. Abim ‘git geleceğim’ dedi. Cengiz Kaya diye bilinen biri vardı. Onu gördüm. Ağzından kan geliyordu. Ben ağabeyime dokunmaya çalışırken araba hareket etti.
Arabanın arkasından koştum. Düştüm. Yüzüm soyuldu. Sadece bunu hatırlıyorum. Bir de askerler sürekli evimizi basardı. Gece olsun, sabaha karşı olsun. Anneme işkence ediyorlardı.
Yıldız ablama işkence ediyorlardı. Bana, babama. Korkudan sarılık hastası oldum. Yataktan kaldırıyorlardı. Gözlerimi açtığımda askerler silahlarla yatağımın üstünde. Şimdi askerleri gördüğüm zaman aynı şeyleri hissediyorum. Abim mertti.”
Cemil Kırbayır’ın gençlik yıllarında çiçekler arasında çektirdiği fotoğraflardan biri.
“ÖBÜR DÜNYADA ELİM KENAN EVREN’İN İKİ YAKASINDA OLACAK”
Saçları  kısa olduğu için Ağabeyi Cemil’in kendisine ‘Ahmet’ diye seslendiğini belirten Filiz Kırbayır, ağabeyi Cemil’in en çok mantı sevdiğini söyledi.
Filiz Kırbayır, “Bu acı çok zor bir acı. Daha 12 yaşında ağabeyimi kaybettim. Çok özlüyorum. Kenan Evren’nin öbür dünya da elim yakasında olacak.” diye konuştu.
“ÜÇ BACIYDIK, ÜÇÜMÜZ DE GELİNLİK GİYİNMEDİK”
Berfo Ana’nın bir kedisi olduğunu ve Berfo Ana yaşamını yitirdikten sonra kedinin de öylece çıkıp gittiğini, kediyi aramalarına rağmen bir daha hiç görmediklerini söyleyen Filiz Kırbayır,  “Ben annemle çok kaldım. Hep ağlıyordu. Cemil’in fotoğrafı kucağından ağlardı. Ağlardı, ağlardı, ağlardı…Dışarıda küçük bir evimiz vardı. Masayı koyardı evin önüne üstüne çay bardağını koyardı.
Evde yiyecek, içecek ne varsa masanın üstüne koyardı. ‘Cemil gelir’ derdi. Kapısını hiç kilitlemezdi. ‘Anne üşüyoruz’ derdik kapısını kapatmazdı. Nereye giderse gitsin bir gün olsun evinin kapısını kapatmadı.
Ben hep ağlardım. Okuldan geldiğimde bardak, ekmek, yemek masanın üstünde olurdu. Aynı kül tablası masanın üstünde dururdu. Ağabeyim gelecek diye. Bayram bize yoktu. Üç bacıydık. Üçümüz de gelinlik giyinmedik, kına yakmadık. Eşlerimiz damat elbisesi giyinmedi. Biz de bayram havası hiç yaşanmadı.
Hep acı. İnşallah onların evine aynı şivan düşe. Aynı acıyı biz çektik, onlarda çeksin. Kardeşimin kemiğini versinler.” dedi.
Cemil Kırbayır Kültürevi
KÜLTÜREVİ’NİN ÜST KATINDA ANILAR TAP TAZE
Cemil Kırbayır Kültürevi’nin  Berfo Ana ve Cemil Kırbayır’ın hatıralarıyla dolu olan odaya girdiğimizde, bizi ilk karşılayan Berfo Ana’nın üzerinden hiç çıkarmadığı montu, omuzlarına attığı şalı ve yazması karşıladı.
Duvarın boydan boya Cemil Kırbayır’ın fotoğraflarıyla dolu olduğu odada, yerde Berfo Ana’nın elleriyle ördüğü kilimler, 2 sehpa üzerinde Cemil Kırbayır’a ait kül tablası, sigaralık ve şekerlik göze çarpıyor.
Koltukların birinde Cemil Kırbayır’ın arkadaşlarıyla birlikte çektirdiği fotoğrafı, bir diğer koltukta ise papatyaların içinde oturan, sağ eliyle çenesinin altını tutan fotoğraf bulunuyordu.
“BU ACIYI YAŞATANLARI ALLAH’A HAVALE EDİYORUM”
Mezarlığını da ziyaret etimiz Berfo Kırbayır’ın, oğlu Cemil için, mezarının hemen yanında kazdırdığı mezar bulunmakta.
Otların ve çiçeklerin boş mezarın için de bittiği, toprakla dolan yerde akşam güneşiyle ellerini gökyüzüne doğru açan kız kardeş Filiz Kırbayır, sessizce okuduğu dualardan sonra, hüznünü ve öfkesini şöyle dile getirdi:
Filiz Kırbayır annesi Berfo Kırbayır’ın kabri başında


Kaynak: IPA | http://ipahaber.com/2018/08/25/berfo-ana-ve-700-haftadir-yilmayan-cumartesi-anneleri/
“Bu mezarı ne olursa olsun yaptıracağım. Ağabeyimim ismini de yazdıracağım. Ağabeyimin kemikleri için de var sayıp her gün gelip Kuran-ı Kerim’i okuyup, dua edeceğim. Bize bu acıyı yaşatanları Allah’a havale edeceğim. Aynı acıyı yaşasınlar, tatsınlar diye ellerimi semaya kaldırıp dua edeceğim. Beni ağabeysiz, anamı evladından etmek nasıl bir duygu bilsinler istiyorum. Ben ağabeyimi çok özlüyorum. Saçlarının, gözlerinin rengini. Ben çok özlüyorum ağabeyimi.”









Hiç yorum yok:

Yorum Gönder